Printer Friendly
1.759.814.866 hizmet alan ziyaretçiler.
forum mailing list For webmasters
?
New: Language forums
English
Dictionary
Español
Spanish
Dictionary
Deutsch
German
Dictionary
Français
French
Dictionary
Italiano
Italian
Dictionary
العربية
Arabic
Dictionary
中文简体
Chinese Simplified
Dictionary
Polski
Polish
Dictionary
Português
Portuguese
Dictionary
Nederlands
Dutch
Dictionary
Norsk
Norwegian
Dictionary
Ελληνική
Greek
Dictionary
Русский
Russian
Dictionary
Türkçe
Turkish
Dictionary
?

karşı

0,01 sec.
karşı an, gegen, gegenüber, wider, abgeneigt adverse, anti-, in the face of, opposite, against, opposed, versus καρσί, αντίθετος, κατά ضد, مقابل být proti, proti mod, modstillet, versus contra, opuesto vastaan contre, opposé protiv, protivan contrario, contro ・・・にもたれて, ・・・対, 反対した ...에 반대하여, … 대 …, 반대한 tegen, tegenovergesteld, versus kontra, mot, motsatt przeciw, przeciwko, przeciwny contra, oposto, versus выступающий против, против mot, motsatt ต่อต้าน, ต่อสู้กับ, ถูกต่อต้าน chống đối, chống lại, dựa vào 与...相对, 反对的, 针对
noun karşı [kaɾ'ʃɯ]
1 bir şeyin esas tutulan yüzünün ilerisi face
binanın karşısı face à la maison
2 yol, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı la rive d'enface
yolun karşısı l'autre côté de la route
3 ön, huzur devant
hâkimin karşısına çıkan suçlular les coupables qui comparaissent devant le juge
adjective karşı
1 bulunan yere göre önde, ileride olan qui est enface
karşı bina l'immeuble d'enface
2 zıt opposé
karşı fikirler les idées opposées
karşı çık-
bir düşünceye katılmamak s'opposer
Hükümetin sosyal politikalarına karşı çıkıyor. Il s'oppose aux politiques sociales du gouvernement.
karşı gel-
başkaldırmak se révolter
patrona karşı gelen işçiler les ouvriers qui se révoltent contre le patron
postp dative karşı
1 karşılık olarak en contrepartie, par contre
söylenenlere karşı gösterilen tepki la réaction en réponse à ce qui a été dit
2 için, hakkında pour, au sujet de
spora karşı ilk ilgiyi farketmek se rendre compte de la première manifestation pour le sport
3 -(y)e doğru vers
sabaha karşı vers le matin
adverb karşı karşıya [kaɾ'ʃɯ kaɾʃɯja] birbirinin karşısında bulunarak face à face
Karı koca karşı karşıya oturdular. Les époux se sont assis face à face.
verb transitive accusative karşıla- [kaɾʃɯɫa'-] (karşılar [kaɾʃɯ'ɫaɾ])
1 dışarıdan gelen bir kimseyle ilgilenmek üzere beklemek ve kendisini selamlamak accueillir
misafirleri karşılamak accueillir les invités
2 denk gelmek tomber bien
İki şişe su ihtiyacı karşıladı. Deux bouteilles d'eau ont satisfait le besoin.
3 bir şeyi veya davranışı olumlu veya olumsuz bulmak réagir
Gezi teklifini olumlu karşıladı. Il a réagi favorablement à la proposition de voyage.
4 boksta karşı oyuncunun yumruklarını savmak esquiver
Rakibinin yumruklarını artık karşılayamaz oldu. Il n'arrive plus à esquiver les coups de son adversaire.
verb intransitive instrumental karşılaş- [kaɾʃɯɫaʃ'-] (karşılaşır [kaɾʃɯɫa'ʃɯɾ]) karşı karşıya gelmek se rencontrer
Bir akrabasıyla karşılaştı. Il a rencontré un de ses parents.
verb intransitive karşılaş- iki sporcu veya iki takımın yarışması rencontre sportive
Haftaya iki büyük takım karşılaşıyor. La semaine prochaine deux grandes équipes se rencontrent.
noun karşılaşma [kaɾʃɯɫaʃ'ma]
1 karşılaşmak işi rencontre
Arkadaşıyla karşılaşması bir rastlantıydı. Sa rencontre avec son ami était un hasard.
2 kazanmak amacıyla karşılıklı olarak yapılan yarışma rencontre sportive
Haftaya iki mahalle takımı karşılaşıyor. La semaine prochaine deux équipes de quartier se rencontrent.
verb transitive accusative karşılaştır- [kaɾʃɯɫaʃtɯɾ'-] (karşılaştırır [kaɾʃɯɫaʃtɯ'ɾɯɾ])
1 karşılaşma işini yaptırmak faire se rencontrer
Öğretmen öğrencileri karşılaştırdı. L'instituteur a fait se rencontrer les élèves.
2 kıyaslamak comparer
Notlarını karşılaştırdı. Il a comparé ses notes.
adjective karşılaştırmalı [kaɾʃɯɫaʃtɯɾma'ɫɯ] karşılaştırma yolu ile yapılan comparé
karşılaştırmalı dilbilim linguistique comparée
noun karşılık [kaɾʃɯ'ɫɯk] (karşılığı [kaɾʃɯlɯ'ɯ])
1 bir davranışa, karşı tarafın verdiği tepki riposte
Rakip takımın karşılığı sert oldu. La riposte de l'équipe adverse a été sévère.
2 bir dildeki sözü başka bir dilde karşılayan söz sortie, traduction d'un mot du dictionnaire
bu cümlenin Fransızcadaki karşılığı traduction d'une phrase en français
3 bedel prix, récompense
çalışmanın karşılığı la récompense du travail fourni
4 bir iş için ayrılmış para dotation, budget, contrepartie
Tamiratın karşılığı olarak ne verdi? Qu'est­ce qu'il a payé en contrepartie de la réparation ?
karşılık ver-
1 cevap vermek répondre
Öğrenciler öğretmene karşılık verdi. Les élèves ont répondu à l'instituteur.
2 küçüğün büyüğe karşı gelmesi insolence des jeunes
Babasına karşılık veremezdi. Il ne pouvait pas être insolent envers son père.
adjective karşılıklı [kaɾʃɯɫɯk'ɫɯ]
1 iki kişi veya iki topluluğun arasında geçen bipartite
karşılıklı tartışmalar des discussions bipartites
2 birbirine karşı bulunan face à face
karşılıklı iki bina deux immeubles face à face
adverb karşılıklı birbirlerine karşılık olarak réciproquement
Karşılıklı hediyeleştiler. Il s se sont fait des cadeaux réciproquement.
postp dative karşın [kaɾ'ʃɯn] gerekenin veya mantığın tersine olarak malgré, bien que
Tehlikesine karşın sigarayı hâlâ bırakamıyor. Malgré le danger il n'arrive toujours pas à arrêter de fumer.
adjective karşıt [kaɾ'ʃɯt] zıt opposé
karşıt görüşler points de vues opposés


TFD'ye varolduğu için nasıl teşekkür ederiz? bir arkadaşınıza bizden bahsedin, bu sayfaya bir bağlantı ekleyin, siteyi iGoogle'a ekleyin ya da ücretsiz eğlence içeriği için web sorumlusunun sayfasını ziyaret edin.
?Sayfa araçları
Yazıcı dostu
Alıntı / bağlantı
E-posta
Geri bildirim
 Sözcük Tarayıcı:
?

Tekzip | Gizlilik ilkesi | Geri bildirim | Copyright © 2009 Farlex, Inc.
Bu web sitesinde, sözlük, eş anlamlar sözlüğü, yazın, coğrafya ve diğer referans verileri kapsayan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler eksiksiz ve güncel olarak kabul edilmemelidir ve yasal, tıbbı ya da herhangi bir uzmanın görüş, danışmanlık ya da önerisinin yerine kullanılması amaçlanmamıştır. Kullanım Şartları.