1.764.997.206 hizmet alan ziyaretçiler. |
|
kızar- |
0,03 sec. |
|
kızar- verb intransitive kızar- (kızarır [kɯza'ɾɯɾ]) [kɯzaɾ'-] 1 kırmızı veya ona yakın bir renk almak Soba kızardı. 2 bazı sebze ve meyvelerin olgunlaşması kızaran elmalar 3 yüzün kırmızı bir renk alması O konu açılınca yüzü kızardı. 4 yiyeceklerin kızgın yağda veya ateşte kırmızılaşarak pişmesi Patatesler kızardı. adjective kızarık [kɯza'ɾɯk] (kızarığı [kɯzaɾɯ'ɯ]) kızarmış kızarık elma verb transitive accusative kızart- [kɯzaɾt'-] (kızartır [kɯzaɾ'tɯɾ]) 1 kızarmasına neden olmak Çocuğun yüzünü kızarttı. 2 kızgın yağda pişirmek Patatesleri kızartacak. noun kızartı [kɯzaɾ'tɯ] kızarmış yer Yüzündeki kızartı hâlâ geçmedi. noun kızartma [kɯzaɾt'ma] 1 kızartmak işi Çocuğun yüzünü kızartmayı hiç istememişti. 2 kızartılarak hazırlanmış yemek Çocuk kızartmayı seviyor. adjective kızartma kızartılarak pişirilmiş kızartma hamurlar TFD'ye varolduğu için nasıl teşekkür ederiz? bir arkadaşınıza bizden bahsedin, bu sayfaya bir bağlantı ekleyin, siteyi iGoogle'a ekleyin ya da ücretsiz eğlence içeriği için web sorumlusunun sayfasını ziyaret edin. |
|
| Ücretsiz Araçlar: |
Sörfçüler için:
Tarayıcı eklentisi |
Günün sözcüğü |
Yardım
Web sorumluları için: Ücretsiz içerik | Bağlama | Arama kutusu | Çift tıklayarak arama | Bizimle ortak olun |
|---|