Printer Friendly
1.759.811.001 hizmet alan ziyaretçiler.
forum mailing list For webmasters
?
New: Language forums
English
Dictionary
Español
Spanish
Dictionary
Deutsch
German
Dictionary
Français
French
Dictionary
Italiano
Italian
Dictionary
العربية
Arabic
Dictionary
中文简体
Chinese Simplified
Dictionary
Polski
Polish
Dictionary
Português
Portuguese
Dictionary
Nederlands
Dutch
Dictionary
Norsk
Norwegian
Dictionary
Ελληνική
Greek
Dictionary
Русский
Russian
Dictionary
Türkçe
Turkish
Dictionary
?

kök

0,02 sec.
kök root, stump wortel, oorsprong جِذر kořen rod Wurzel ρίζα raíz juuri racine korijen radice 뿌리 rot korzeń raiz корень rot ราก rễ cây
noun kök [cœc]
1 bitkileri toprağa bağlayan bölüm racine
ağacın kalın kökleri racines épaisses de l'arbre
2 bazı şeylerde dip bölüm racine
dişin kökü la racine de la dent
3 sapıyla çıkarılan bitkilerde nicelik ifadesi pied
beş kök maydanoz 5 pieds de persil
4 dip, temel, esas fond, fondement, fondation
Binanın köküne indiler. Ils sont descendus dans les fondations de l'immeuble.
5 kaynak, köken origine
Ailesinin kökü Orta Asya'ya dayanıyor. Les origines de sa famille remontent en Asie Centrale.
6 kelimede eklerin dışındaki bölüm radical
kelimenin kökünü bulmak trouver la racine du mot
7 denklemde bilinmeyenin yerine konulabilen değer valeur de l'inconnue
kök değeri valeur de la racine
8 bir sayının kalansız olarak bir ortak bölenine bölünmesiyle ulaşılan en küçük sayı racine
Dokuzun kökü kaçtır? Quelle est la racine de neuf ?
kök sal-
1 iyice tutunmak, sağlamlaşmak s'enraciner
Ağaç toprağa kök saldı. L'arbre s'est enraciné dans la terre.
2 bir yere iyice yerleşmek s'incruster
Adamları şehre kök saldı. Ses hommes se sont incrustés dans la ville.
kök sök-
çok zor iş görmek travailler dur
İşçiler çamurda kök söküyor. Les ouvriers travaillent dur dans la boue.
kök söktür-
uğraştırmak, güçlük çıkarmak faire des difficultés
Kış soğukları kök söktürüyor. Les froids de l'hiver créent des difficultés.
kök al-
karekökü oluşturmak prendre la racine carrée
Önce dördün kökünü aldı sonra işleme devam etti. Il a d'abord pris la racine de quatre et continué ensuite l'opération.
noun köken [cœ'cen]
1 bir şeyin çıktığı, dayandığı temel origine
yazının kökeni les origines de l'écriture
2 soy, asıl famille, origine
Türklerin kökeni les origines des turcs
3 bir malın üretildiği veya getirildiği yer origine
ananasın kökeni l'origine de l'ananas
verb transitive accusative kökle- [cœcle'-] (kökler [cœc'leɾ])
1 ağaç veya bitkiyi kökü ile birlikte topraktan çıkarmak déraciner
Yol kenarındaki ağaçların tamamını köklediler. Ils ont déraciné l'ensemble des arbres du bord de la route.
2 toprakta kalan bitki köklerini ayıklamak arracher
Yarın tarlayı kökleyecekler. Demain ils vont arracher les racines dans le champ.
3 gaz pedalına sonuna kadar basmak appuyer sur le champignon
Boş yolda gaz pedalını kökledi. La route étant vide il a appuyé sur le champignon.
verb intransitive kökleş- [cœcleʃ'-] (kökleşir [cœcle'ʃiɾ]) güçlü bir biçimde yerleşmek s'enraciner
köyde kökleşen aileler des familles qui s'enracinent au village
adjective köklü [cœc'ly]
1 kökü olan enraciné
köklü bitki plante enracinée
2 kökleşmiş, iyi yerleşmiş enraciné
köklü bir şehir une ville enracinée
3 soylu noble
köklü aile famille noble


TFD'ye varolduğu için nasıl teşekkür ederiz? bir arkadaşınıza bizden bahsedin, bu sayfaya bir bağlantı ekleyin, siteyi iGoogle'a ekleyin ya da ücretsiz eğlence içeriği için web sorumlusunun sayfasını ziyaret edin.
?Sayfa araçları
Yazıcı dostu
Alıntı / bağlantı
E-posta
Geri bildirim
 Sözcük Tarayıcı:
?

Tekzip | Gizlilik ilkesi | Geri bildirim | Copyright © 2009 Farlex, Inc.
Bu web sitesinde, sözlük, eş anlamlar sözlüğü, yazın, coğrafya ve diğer referans verileri kapsayan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler eksiksiz ve güncel olarak kabul edilmemelidir ve yasal, tıbbı ya da herhangi bir uzmanın görüş, danışmanlık ya da önerisinin yerine kullanılması amaçlanmamıştır. Kullanım Şartları.