Printer Friendly
1.759.908.566 hizmet alan ziyaretçiler.
forum mailing list For webmasters
?
New: Language forums
English
Dictionary
Español
Spanish
Dictionary
Deutsch
German
Dictionary
Français
French
Dictionary
Italiano
Italian
Dictionary
العربية
Arabic
Dictionary
中文简体
Chinese Simplified
Dictionary
Polski
Polish
Dictionary
Português
Portuguese
Dictionary
Nederlands
Dutch
Dictionary
Norsk
Norwegian
Dictionary
Ελληνική
Greek
Dictionary
Русский
Russian
Dictionary
Türkçe
Turkish
Dictionary
?

işle-

0,02 sec.
işle-
verb transitive accusative işle- (işler [iʃ'leɾ]) [iʃle'-]
1 emek vererek bir şeyi elverişli bir duruma getirmek
madeni işlemek
2 (ince ve süslü şeyler için) yapmak, nakışlamak
Dantelden masa örtüsü işledi.
3 hesap vb.ni düzenli olarak tutmak veya gereken yere aktarmak
Giderleri deftere işledi.
verb intransitive dative işle- nüfuz etmek
insanın içine işleyen bir soğuk
verb intransitive işle-
1 iyi çalışmak, müşterisi bol olmak
Köşedeki dükkân iyi işliyor.
2 araç, makine vb.nin çalışması
Araba otuz yıllık, ama hâlâ işliyor.
adjective işlek [iʃ'lec] (işleği [iʃle'i]) canlı, hareketli
işlek bir cadde
noun işlem [iʃ'lem]
1 bir işi sonuçlandırmak için yapılanların hepsi
şirketin kuruluş işlemleri
2 alım satım, borçlanma vb. piyasa hareketi
borsanın işlem hacmi
3 madde üzerinde her türlü değişim yapma işi
Demir bazı işlemlerle çelik haline getirildi.
4 belli kurallara göre sayılarla yapılan uygulamalar
çıkarma işlemi
noun işleme [iʃle'me]
1 işlemek işi
Ağacı işlemeyi seviyor.
2 örgü, nakış, oya gibi işlerin genel adı
İşlemelerini satarak çocuğuna kitap alıyor.
3 bir filmdeki görüntüyü ortaya çıkarmak için yapılan laboratuvar işlemi
işleme laboratuvarı
adjective işleme ince ve süslü işlenmiş
işleme kapı
noun işlerlik [iʃleɾ'lic] (işlerliği [iʃleɾli'i]) gereken sonucu verecek nitelikte çalışma durumu
Fabrikaya işlerlik kazandırdı.
verb transitive accusative işlet- [iʃlet'-] (işletir [iʃle'tiɾ])
1 işlemesini sağlamak, çalıştırmak
Dükkânı işletiyor.
2 üzerine işleme yaptırmak
Perdelerini komşusuna işlettirdi.
3 şaka amaçlı sezdirmeden biriyle eğlenmek
annesini telefonda işleten çocuk
noun işletme [iʃlet'me]
1 işletmek işi
Makineleri işletmeye başladık.
2 kâr amacıyla bir sermaye yatırılarak kurulan kurum
liman işletmesi
3 bu kurumdan kazanç sağlama yöntemi
Liman işletmesi sahibine iyi kazandırıyor.
4 iş yeri
işletme müdürü
noun işletmeci [iʃletme'ʤi]
1 gelir getiren bir kurumu yöneten kimse
Kendisi de babası gibi işletmeci.
2 yapımcıdan işletme hakkını alarak, filmleri kiralayanlara dağıtan kimse
işletmecinin kârı
noun işlev [iʃ'lev] görev, fonksiyon
cep telefonlarının işlevleri


TFD'ye varolduğu için nasıl teşekkür ederiz? bir arkadaşınıza bizden bahsedin, bu sayfaya bir bağlantı ekleyin, siteyi iGoogle'a ekleyin ya da ücretsiz eğlence içeriği için web sorumlusunun sayfasını ziyaret edin.
?Sayfa araçları
Yazıcı dostu
Alıntı / bağlantı
E-posta
Geri bildirim
 Sözcük Tarayıcı:
?

Tekzip | Gizlilik ilkesi | Geri bildirim | Copyright © 2009 Farlex, Inc.
Bu web sitesinde, sözlük, eş anlamlar sözlüğü, yazın, coğrafya ve diğer referans verileri kapsayan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler eksiksiz ve güncel olarak kabul edilmemelidir ve yasal, tıbbı ya da herhangi bir uzmanın görüş, danışmanlık ya da önerisinin yerine kullanılması amaçlanmamıştır. Kullanım Şartları.