Printer Friendly
Çevrimiçi Sözlük / Turkish Dictionary
3.896.122.198 hizmet alan ziyaretçiler.
forum Join the Word of the Day Mailing List For webmasters
?
English
Dictionary
Español
Spanish
Dictionary
Deutsch
German
Dictionary
Français
French
Dictionary
Italiano
Italian
Dictionary
العربية
Arabic
Dictionary
中文简体
Chinese Simplified
Dictionary
Polski
Polish
Dictionary
Português
Portuguese
Dictionary
Nederlands
Dutch
Dictionary
Norsk
Norwegian
Dictionary
Ελληνικά
Greek
Dictionary
Русский
Russian
Dictionary
Türkçe
Turkish
Dictionary
?

hoş

0,03 sec.
hoş angenehm, behaglich, genehm, herrlich, hübsch, süß, betrunken, nett, reizend acceptable, affable, agreeable, amusing, becoming, beguiling, congenial, darling, delightful, engaging, enjoyable, fluid, good, nice, pleasant, refreshing, suave, sweet, lovely, pretty agréable, bath, doux, gentil, mignon, charmant, joli سار, لطيف, مُحبب, وَسيم hezký, příjemný, půvabný behagelig, dejlig, køn, rar αξιαγάπητος, ευχάριστος, συμπαθητικός, ωραίος agradable, amable, bonito, encantador ihana, kaunis, miellyttävä, mukava ljepušan, ljubak, prijazan, ugodan bello, carino, gradevole, piacevole きれいな, すてきな, 楽しい, 美しい 아주 매력적인, 예쁜, 유쾌한, 좋은 aardig, knap, mooi, plezierig hyggelig, nydelig, pen, trivelig ładny, miły, przyjemny, śliczny agradável, bonito, encantador, legal красивый, приятный, хорошенький angenäm, söt, trevlig, underbar ดี, น่าพอใจ, น่ารัก, สวย đáng yêu, dễ chịu, xinh 令人愉快的, 可爱的, 漂亮的, 美好的
adjective hoş [hoʃ] beğenilen plaisant, agréable
hoş biri qqn d'agréable
adverb hoş beğenilen bir biçimde agréablement
Bu çiçekler çok hoş kokuyor. Ces fleurs sentent très bon.
hoş bulduk "hoş geldiniz" sözüne verilen karşılık réponse à une formule d'accueil
- Hoş geldiniz. - Hoş bulduk. - Soyez les bienvenus. - Merci.
hoş geldiniz gelene söylenen karşılama sözü formule d'accueil, soyez le bienvenu
Evimize hoş geldiniz. Soyez les bienvenus chez nous.
hoş gör-
anlayışla karşılamak tolérer
çocukların bazı yaramazlıklarını hoş görmek tolérer certaines turbulences des enfants
hoşa git-
beğenmek apprécier
Hoşuna giden modelleri seçti. Il choisit les modèles qui lui plaisaient.
conjunction hoş bununla birlikte, öyle olsa da toujours est-il que
Hoş, onun da gitmeye pek niyeti yok. Toujours est-il qu'il n'a pas vraiment l'intention de partir.


TFD'ye varolduğu için nasıl teşekkür ederiz? bir arkadaşınıza bizden bahsedin, bu sayfaya bir bağlantı ekleyin, siteyi iGoogle'a ekleyin ya da ücretsiz eğlence içeriği için web sorumlusunun sayfasını ziyaret edin.
?Sayfa araçları
Yazıcı dostu
Alıntı / bağlantı
Geri bildirim
 Sözcük Tarayıcı:
?

Kullanım Şartları | Gizlilik ilkesi | Geri bildirim | Bize reklam verin | Copyright © 2012 Farlex, Inc.
Tekzip
Bu web sitesinde, sözlük, eş anlamlar sözlüğü, yazın, coğrafya ve diğer referans verileri kapsayan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler eksiksiz ve güncel olarak kabul edilmemelidir ve yasal, tıbbı ya da herhangi bir uzmanın görüş, danışmanlık ya da önerisinin yerine kullanılması amaçlanmamıştır.