hedef

hedef

Ziel, Zweck, Zielscheibetarget, aimbut, dessein, cibleهَدَفterčmålστόχοςobjetivomaalitaulumetaobiettivo標的표적doelmålcelalvoмишеньmålเป้าหมายmục tiêu目标 (he'def)
ad
1. Okçu hedefi vurdu.
a. Karşıdaki şişeleri hedef aldılar.
b. Gazete, hükümeti hedef aldı.

Ağır eleştirilerin hedefi oldu.
2. hedefine ulaşmak