Printer Friendly
1.759.710.050 hizmet alan ziyaretçiler.
forum mailing list For webmasters
?
New: Language forums
English
Dictionary
Español
Spanish
Dictionary
Deutsch
German
Dictionary
Français
French
Dictionary
Italiano
Italian
Dictionary
العربية
Arabic
Dictionary
中文简体
Chinese Simplified
Dictionary
Polski
Polish
Dictionary
Português
Portuguese
Dictionary
Nederlands
Dutch
Dictionary
Norsk
Norwegian
Dictionary
Ελληνική
Greek
Dictionary
Русский
Russian
Dictionary
Türkçe
Turkish
Dictionary
?

hayal

0,01 sec.
hayal delusion, fancy, fantasy, hallucination, image, imagination, reverie, vision, dream Illusion, Traum, Phantasie خيال představivost fantasi φαντασία imaginación mielikuvitus imagination mašta immaginazione 想像 상상 verbeelding fantasi wyobraźnia imaginação воображение fantasi จินตนาการ trí tưởng tượng 想象力
noun hayal (hayali [hajaː'li]) [ha'jal]
1 zihinde tasarlanan ve gerçekleşmesi özlenen şey, düş rêverie; fantasme
özgürlük hayali rêve de liberté
2 gerçeklikten uzak tasarı fantasme; illusion
hayalleri bırakıp gerçekler üzerinde konuşmak laisser les fantasmes de côté et parler des réalités
3 belli belirsiz görülen şey, gölge ombre
loş bir sokaktan geçen insan hayali ombre humaine qui passe dans une rue sombre
hayal kur-
istenen şeyi düşünmek, zihinde canlandırmak imaginer, révasser
iyileşme hayali kuran bir hasta un malade qui rêve d'envie de guérir
noun hayal kırıklığı [ha'jal kɯɾɯkɫɯɯ] hayalin gerçekleşmeyişinden duyulan üzüntü désillusion; désanchantement
hayal kırıklığına uğramak être désanchanté
adjective hayal meyal [ha'jal mejal] açık seçik olmayan flou / -e; vague
hatırında kalan hayal meyal yüzler des visages qui restent vaguement dans ta mémoire
adverb hayal meyal açık seçik olmayan durumda vaguement
Eski sokağımızı hayal meyal hatırlıyorum. Je me souviens vaguement de notre ancienne rue.
noun hayalet [hajaː'let]
1 görüldüğü sanılan cin, peri vb. görüntüler visions; fantômes
filmin hayalet sahnesi la scène des fantômes du film
2 var olmadığı halde varmış gibi görünen şey hallucination
Hayalet gördüğünü sanıyor. Il pense qu'il a des hallucinations.
3 çok zayıf, solgun kimse personne chétive
Kanser kadını hayalete çevirmiş. Le cancer a transformé la femme en une personne chétive.
adjective hayalî [hajaː'liː]
1 hayal niteliğinde olan à l'état de projet, rêve
hayalî bir şöhret une renommée hypothétique
2 gerçek olmayan irréel / -elle
hayalî vaatler des promesses irréelles
adjective hayalperest [hajalpe'ɾest] sürekli hayal kuran, hep hayal peşinde koşan rêveur / -euse
hayalperest bir insan une personne rêveuse


TFD'ye varolduğu için nasıl teşekkür ederiz? bir arkadaşınıza bizden bahsedin, bu sayfaya bir bağlantı ekleyin, siteyi iGoogle'a ekleyin ya da ücretsiz eğlence içeriği için web sorumlusunun sayfasını ziyaret edin.
?Sayfa araçları
Yazıcı dostu
Alıntı / bağlantı
E-posta
Geri bildirim
 Sözcük Tarayıcı:
?

Tekzip | Gizlilik ilkesi | Geri bildirim | Copyright © 2009 Farlex, Inc.
Bu web sitesinde, sözlük, eş anlamlar sözlüğü, yazın, coğrafya ve diğer referans verileri kapsayan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler eksiksiz ve güncel olarak kabul edilmemelidir ve yasal, tıbbı ya da herhangi bir uzmanın görüş, danışmanlık ya da önerisinin yerine kullanılması amaçlanmamıştır. Kullanım Şartları.