Printer Friendly
1.764.235.527 hizmet alan ziyaretçiler.
forum mailing list For webmasters
?
New: Language forums
English
Dictionary
Español
Spanish
Dictionary
Deutsch
German
Dictionary
Français
French
Dictionary
Italiano
Italian
Dictionary
العربية
Arabic
Dictionary
中文简体
Chinese Simplified
Dictionary
Polski
Polish
Dictionary
Português
Portuguese
Dictionary
Nederlands
Dutch
Dictionary
Norsk
Norwegian
Dictionary
Ελληνική
Greek
Dictionary
Русский
Russian
Dictionary
Türkçe
Turkish
Dictionary
?

hüküm

0,02 sec.
hüküm decision, judg(e)ment, provision, ruling, sentence, verdict
noun hüküm (hükmü [hyc'my]) [hy'cym]
1 yargı jugement
Yargıç sanığın suçsuz olduğu hükmüne vardı. La juge a décidé que le prévenu était innocent.
2 egemenlik souveraineté
hükümsüz bir devlet un état sans souveraineté
3 değer valeur
gayrimenkul hükmünde mal varlığı patrimoine immobilier
4 geçerlilik validité
hükmü kalkan kanunlar des lois invalides
5 etki, şiddet règne
kışın artık kalmayan hükmü le règne désormais fini de l'hiver
6 karar jugement
suçsuzluk hükmü relaxe
hüküm sür-
1 işbaşında olmak régner
hüküm süren kral le roi qui règne
2 yaygın olmak être répandu
hüküm süren görüşler des points de vue répandus
3 etki, hız vb.nin sürmesi régner, durer
hüküm süren soğuklar le froid qui règne
hüküm ver-
1 bir karara varmak décider, juger
Hakim henüz bir hüküm vermedi. Le juge n'a pas encore jugé.
2 bir suçluyu mahkûm etme condamner
Yargıç mahkûmun üç yıl yatmasına hüküm verdi. Le juge a décidé que le condamné allait faire trois ans de prison.
noun hükümdar [hycym'daɾ] (hükümdarı [hycymdaː'ɾɯ]) padişah, kral vb. taht sahibi devlet başkanı souverain
hükümdarın sarayı le palais du souverain
noun hükümet [hycy'met]
1 Bakanlar Kurulu Gouvernement
hükümet kararı décision du gouvernement
2 bir ülkenin yönetim kuruluşları pouvoirs d'un Etat
hükümete memur alımı embauche d'agents de l'Etat
3 devlet yönetimi gouvernance
hükümetin verdiği kararlar les décisions de la gouvernance
4 hükümet konağı siège du gouvernement
hükümet binası siège du gouvernement
noun hükümet konağı [hycy'met konaɯ] il ve ilçelerde hükümet görevlilerinin çalıştığı bina préfecture, sous-préfecture
Hükümet konağının önünde bir tören düzenlendi. On a organisé une cérémonie devant le siège du gouvernement.
noun hükümlü [hycym'ly] mahkûm condamné
hükümlü yakınları les proches des condamnés
adjective hükümsüz [hycym'syz] geçersiz invalide, nul
hükümsüz bir delil un preuve invalide


TFD'ye varolduğu için nasıl teşekkür ederiz? bir arkadaşınıza bizden bahsedin, bu sayfaya bir bağlantı ekleyin, siteyi iGoogle'a ekleyin ya da ücretsiz eğlence içeriği için web sorumlusunun sayfasını ziyaret edin.
?Sayfa araçları
Yazıcı dostu
Alıntı / bağlantı
E-posta
Geri bildirim
 Sözcük Tarayıcı:
?

Tekzip | Gizlilik ilkesi | Geri bildirim | Copyright © 2009 Farlex, Inc.
Bu web sitesinde, sözlük, eş anlamlar sözlüğü, yazın, coğrafya ve diğer referans verileri kapsayan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler eksiksiz ve güncel olarak kabul edilmemelidir ve yasal, tıbbı ya da herhangi bir uzmanın görüş, danışmanlık ya da önerisinin yerine kullanılması amaçlanmamıştır. Kullanım Şartları.