güçlük

(gucluk konumundan yönlendiriliyor)

güçlük

difficulty, a hard time (of it), arduousness, hassle, heaviness, troubleصُعُوبَة, قَلَقobtížnost, potížeproblem, vanskelighedSchwierigkeitδυσκολία, μπελάςdificultad, problema, problemasvaikeusdifficulté, difficultésproblem, teškoćadifficoltà, problema困難곤란, 어려움moeilijkheid, moeitetrøbbel, vanskelighetkłopot, trudnośćdificuldade, problemaбеспокойство, сложностьbekymmer, svårighetความยากลำบาก, ปัญหาsự khó khăn, vấn đề困难, 麻烦 (ɟyʧ'lyc)
ad güçlüğü (ɟyʧly'y)
1. Bu yıl işleri güçlükle bitirdik.
2. güçlükle karşılaşmak
a. Çocuklarını güçlük çekerek büyüttü.
b. Yolda pek güçlük çekmedik.

Polis güçlük çıkardı.