Printer Friendly
Çevrimiçi Sözlük / Turkish Dictionary
3.896.033.913 hizmet alan ziyaretçiler.
forum Join the Word of the Day Mailing List For webmasters
?
English
Dictionary
Español
Spanish
Dictionary
Deutsch
German
Dictionary
Français
French
Dictionary
Italiano
Italian
Dictionary
العربية
Arabic
Dictionary
中文简体
Chinese Simplified
Dictionary
Polski
Polish
Dictionary
Português
Portuguese
Dictionary
Nederlands
Dutch
Dictionary
Norsk
Norwegian
Dictionary
Ελληνικά
Greek
Dictionary
Русский
Russian
Dictionary
Türkçe
Turkish
Dictionary
?

giriş

0,01 sec.
giriş access, admission, approach, doorway, entrance, entry, foyer, input, introduction, introductory, mouth, prelude, prologue, recess, check-in, way in Eintritt, Abfertigungsschalter, Eingang, Zugang التسجيل فى فندق, دخول, مدخل, ممر دخول, وصول odbavování, přístup, vchod, vstup adgang, indcheckning, indgang είσοδος, πρόσβαση, τσεκ ιν acceso, entrada, registro de entrada lähtöselvitys, pääsy, sisäänkäynti accès, enregistrement, entrée prijava, pristup, ulaz accesso, check-in, entrata, ingresso, voce チェックイン, 入口, 接近 입구, 접근, 체크인 controlepost, entree, ingang, toegang inngang, innsjekking, inntreden, tilgang dostęp, stanowisko odprawy, wejście, wjazd acesso, check-in, entrada вход, доступ, регистрация incheckning, ingång, inträde, tillträde การเข้า, ทางเข้า, ส่งคืน cửa vào, lối vào, quầy đăng ký khi đến khách sạn hoặc sân bay 入口, 办理入住或登机手续, 进入, 通道
noun giriş [ɟi'ɾiʃ]
1 girmek işi veya biçimi entrée
öğrencilerin derslere geç girişi l'arrivée tardive des élèves aux cours
2 bir yapıda girip geçilen yer entrée
binanın girişi l'entrée de l'immeuble
3 bir eserde önsözden sonra yer alan bölüm introduction
eserin girişi l'introduction de l'oeuvre
4 bir anlatımda gelişme bölümünden önceki bölüm présentation
metnin girişi l'introduction du texte
5 bir bilime hazırlık amacıyla yazılan eser introduction
Türkolojiye Giriş Introduction à la turcologie
6 bir yere girmek için ödenen para prix d'entrée
giriş ücreti prix d'entrée
verb intransitive dative giriş- [ɟiɾiʃ'-] (girişir [ɟiɾi'ʃiɾ])
1 bir işe, şeye başlamak için hazırlık yapmak entreprendre
işe girişmek entreprendre qq chose
2 dövmeye başlamak tabasser
Hırsıza fena giriştiler. Il ont méchamment tabassé le voleur.
adjective girişik [ɟiɾi'ʃic] (girişiği [ɟiɾiʃi'i]) birbirinin içine girmiş, karışmış olan entrelacé / -e
girişik kablolar les câbles entrelacés
noun girişim [ɟiɾi'ʃim] bir işe girişme, teşebbüs entreprise; démarche
ticari girişimler les démarches commerciales
girişimde bulun-
teşebbüs etmek, girişmek entreprendre
intihar girişiminde bulunmak faire une tentative de suicide
noun girişimci [ɟiɾiʃim'ʤi]
1 girişimde bulunan kimse entrepreneur
genç girişimciler jeunes entrepreneurs
2 ticaret vb. alanlarda sermayesiyle girişimde bulunan kimse entrepreneur
girişimcileri teşvik eden ülkeler les pays qui encouragent les entrepreneurs
adjective girişken [ɟiɾiʃ'cen] bir işe hiç çekinmeden girebilen, girgin entreprenant / -e
girişken bir öğrenci un élève entreprenant


TFD'ye varolduğu için nasıl teşekkür ederiz? bir arkadaşınıza bizden bahsedin, bu sayfaya bir bağlantı ekleyin, siteyi iGoogle'a ekleyin ya da ücretsiz eğlence içeriği için web sorumlusunun sayfasını ziyaret edin.
?Sayfa araçları
Yazıcı dostu
Alıntı / bağlantı
Geri bildirim
 Sözcük Tarayıcı:
?

Kullanım Şartları | Gizlilik ilkesi | Geri bildirim | Bize reklam verin | Copyright © 2012 Farlex, Inc.
Tekzip
Bu web sitesinde, sözlük, eş anlamlar sözlüğü, yazın, coğrafya ve diğer referans verileri kapsayan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler eksiksiz ve güncel olarak kabul edilmemelidir ve yasal, tıbbı ya da herhangi bir uzmanın görüş, danışmanlık ya da önerisinin yerine kullanılması amaçlanmamıştır.