Printer Friendly
Çevrimiçi Sözlük / Turkish Dictionary
3.895.922.877 hizmet alan ziyaretçiler.
forum Join the Word of the Day Mailing List For webmasters
?
English
Dictionary
Español
Spanish
Dictionary
Deutsch
German
Dictionary
Français
French
Dictionary
Italiano
Italian
Dictionary
العربية
Arabic
Dictionary
中文简体
Chinese Simplified
Dictionary
Polski
Polish
Dictionary
Português
Portuguese
Dictionary
Nederlands
Dutch
Dictionary
Norsk
Norwegian
Dictionary
Ελληνικά
Greek
Dictionary
Русский
Russian
Dictionary
Türkçe
Turkish
Dictionary
?

gece

0,04 sec.
gece Nacht, Abend night, night-time νύχτα noche nuit notte noite ليل noc nat noć nacht natt noc ночь natt กลางคืน đêm 夜晚
noun gece [ɟe'ʤe]
1 güneşin batışıyla doğuşu arasındaki süre; gündüz karşıtı nuit
gece hayatı vie nocturne
2 bu süre içindeki karanlık obscurité
geceyi aydınlatan sokak lambaları lampadaires qui éclairent la nuit
adverb gece gece vakti nuitamment, pendant la nuit
gece çalışmak travailler la nuit
adverb gece gündüz [ɟe'ʤe ɟyndyz] aralıksız, her zaman nuit et jour
gece gündüz çalışmak travailler jour et nuit
noun gece kulübü [ɟe'ʤe kulyby] geceleri açık olan müzikli, danslı eğlence yeri boîte de nuit
gece kulübünün müşterileri clients d'une boîte de nuit
noun gece yarısı [ɟe'ʤe jaɾɯsɯ]
1 gece saat 00.00 minuit
gece yarısına kadar çalışmak travailler jusqu'à minuit
2 gecenin ilerlemiş saatleri, gecenin ortası milieu de la nuit
gece yarısı uyanmak se réveiller au milieu de la nuit
noun gecekondu [ɟe'ʤekondu]
1 gizlice yapılan yasadışı konut bidonville
2 derme çatma yapı bicoque, bidonville
gecekondu semtleri des quartiers de bidonvilles
verb intransitive gecele- [ɟeʤele'-] (geceler [ɟeʤeleɾ])
1 geceyi bir yerde geçirmek passer la nuit
otelde gecelemek passer la nuit à l'hôtel
2 gecenin geç saatlerine kadar bir şeyle uğraşmak veiller
Bu işlerle gecelediler. Ils ont passé la nuit à travailler.
adverb geceleyin [ɟe'ʤelejin] gece vakti nuitamment, pendant la nuit
Geceleyin hastalanmış. Il est tombé malade pendant la nuit.
noun gecelik [ɟeʤe'lic] (geceliği [ɟeʤeli'i])
1 yatakta giyilen kıyafet chemise de nuit
Saten geceliklerini giyip yattı. Elle s'est couchée après avoir enfilé sa chemise de nuit en satin.
2 bir gece için ödenen ücret prix de le nuitée
Odanın geceliği çok pahalı. Le prix de la nuitée est très élevé.


TFD'ye varolduğu için nasıl teşekkür ederiz? bir arkadaşınıza bizden bahsedin, bu sayfaya bir bağlantı ekleyin, siteyi iGoogle'a ekleyin ya da ücretsiz eğlence içeriği için web sorumlusunun sayfasını ziyaret edin.
?Sayfa araçları
Yazıcı dostu
Alıntı / bağlantı
Geri bildirim
 Sözcük Tarayıcı:
?

Kullanım Şartları | Gizlilik ilkesi | Geri bildirim | Bize reklam verin | Copyright © 2012 Farlex, Inc.
Tekzip
Bu web sitesinde, sözlük, eş anlamlar sözlüğü, yazın, coğrafya ve diğer referans verileri kapsayan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler eksiksiz ve güncel olarak kabul edilmemelidir ve yasal, tıbbı ya da herhangi bir uzmanın görüş, danışmanlık ya da önerisinin yerine kullanılması amaçlanmamıştır.