1.765.145.000 hizmet alan ziyaretçiler. |
|
gözet- |
0,03 sec. |
|
gözet- verb transitive accusative gözet- (gözetir [ɟœze'tiɾ]) [ɟœzet'-] 1 korumak, bakmak Kardeşlerini gözetir. 2 önem vermek Öğrencilerini gözetir. 3 kollamak, beklemek fırsat gözetmek 4 dikkate almak öneri ve eleştirileri gözetmek noun gözetim [ɟœze'tim] 1 gözetme işi gözetim görevi 2 himaye hastane gözetiminde olmak 3 gözaltı polis gözetiminde olmak verb transitive accusative gözetle- [ɟœzetle'-] (gözetler [ɟœzet'leɾ]) 1 gizlice bakmak komşularını gözetleyen bir ihtiyar 2 birinin yaptıklarını belli etmeden izlemek Öğretmen bazı öğrencileri gözetliyor. noun gözetmen [ɟœzet'men] sınavın kurallara uygun bir biçimde yapılmasını sağlayan kimse gözetmenin sınıftaki görevleri TFD'ye varolduğu için nasıl teşekkür ederiz? bir arkadaşınıza bizden bahsedin, bu sayfaya bir bağlantı ekleyin, siteyi iGoogle'a ekleyin ya da ücretsiz eğlence içeriği için web sorumlusunun sayfasını ziyaret edin. |
|
| Ücretsiz Araçlar: |
Sörfçüler için:
Tarayıcı eklentisi |
Günün sözcüğü |
Yardım
Web sorumluları için: Ücretsiz içerik | Bağlama | Arama kutusu | Çift tıklayarak arama | Bizimle ortak olun |
|---|