Printer Friendly
Çevrimiçi Sözlük / Turkish Dictionary
3.895.077.360 hizmet alan ziyaretçiler.
forum Join the Word of the Day Mailing List For webmasters
?
English
Dictionary
Español
Spanish
Dictionary
Deutsch
German
Dictionary
Français
French
Dictionary
Italiano
Italian
Dictionary
العربية
Arabic
Dictionary
中文简体
Chinese Simplified
Dictionary
Polski
Polish
Dictionary
Português
Portuguese
Dictionary
Nederlands
Dutch
Dictionary
Norsk
Norwegian
Dictionary
Ελληνικά
Greek
Dictionary
Русский
Russian
Dictionary
Türkçe
Turkish
Dictionary
?

göz

0,01 sec.
göz eye, pigeon-hole Auge μάτι œil глаз عين oko øje ojo silmä oko occhio oog øye oko olho öga ตา mắt 眼睛
noun göz [ɟœz]
1 suyun topraktan kaynadığı yer source
Gözün üstüne çeşme kurdular. Ils ont construit une fontaine sur la source.
2 çekmece tiroir
masanın gözü le tiroir de la table
3 terazi kefesi bassin de balance
terazinin gözü la bassin de la balance
4 ağacın tomurcuk veren yerlerinden her biri point végétatif
genç dalların gözleri les points végétatifs des jeunes branches
5 bölüm section, partie
dama tahtasının gözleri les cases du damier
6 bazı yaraların uç bölümü la tête de certaines plaies
Yaranın gözü iltihapla kaplı. La tête de la plaie est pleine de pus.


TFD'ye varolduğu için nasıl teşekkür ederiz? bir arkadaşınıza bizden bahsedin, bu sayfaya bir bağlantı ekleyin, siteyi iGoogle'a ekleyin ya da ücretsiz eğlence içeriği için web sorumlusunun sayfasını ziyaret edin.
?Sayfa araçları
Yazıcı dostu
Alıntı / bağlantı
Geri bildirim
 Sözcük Tarayıcı:
?

Kullanım Şartları | Gizlilik ilkesi | Geri bildirim | Bize reklam verin | Copyright © 2012 Farlex, Inc.
Tekzip
Bu web sitesinde, sözlük, eş anlamlar sözlüğü, yazın, coğrafya ve diğer referans verileri kapsayan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler eksiksiz ve güncel olarak kabul edilmemelidir ve yasal, tıbbı ya da herhangi bir uzmanın görüş, danışmanlık ya da önerisinin yerine kullanılması amaçlanmamıştır.