Printer Friendly
1.760.030.050 hizmet alan ziyaretçiler.
forum mailing list For webmasters
?
New: Language forums
English
Dictionary
Español
Spanish
Dictionary
Deutsch
German
Dictionary
Français
French
Dictionary
Italiano
Italian
Dictionary
العربية
Arabic
Dictionary
中文简体
Chinese Simplified
Dictionary
Polski
Polish
Dictionary
Português
Portuguese
Dictionary
Nederlands
Dutch
Dictionary
Norsk
Norwegian
Dictionary
Ελληνική
Greek
Dictionary
Русский
Russian
Dictionary
Türkçe
Turkish
Dictionary
?

ev

0,05 sec.
ev dwelling, establishment, home, house, place, prey Haus, Beute, Zuhause σπίτι, λεία maison, proie casa, preda дом, добыча بيت, فريسة, منزل domov, dům, kořist bytte, hjem, hus casa, hogar, presa koti, saaliseläin, talo dom, kuća, plijen 家, 自宅, 餌食 먹이, 주택, 집 huis, prooi, thuis bytte, hjem, hus dom, zdobycz casa, lar, presa byte, hem, hus การฆ่าสัตว์เพื่ออาหาร, บ้าน mồi, ngôi nhà, nhà , 房屋, 猎物
noun ev [ev]
1 bir ailenin oturabileceği biçimde yapılmış yapı maison
ev döşemek décorer une maison
2 konut logement
ev kiralamak louer un logement
3 aile famille, maisonnée
evine bağlı olmak être casanier
evde kal-
kızın evlenme çağının geçmesi vieille fille
evde kalmış bir kız une vieille fille
noun ev bark ['ev baɾk]
1 ev, mülk maison, habitation
ev bark sahibi olmak être propriétaire de son logement
2 aile, çoluk çocuk famille, maisonnée
Artık eve barka uğramıyor. Il ne rentre plus chez lui.
noun ev hanımı ['ev hanɯmɯ] ev kadını maîtresse de maison
ev hanımlarına yönelik televizyon programları des programmes de télévision destinés aux ménagères
noun ev kadını ['ev kadɯnɯ] dışarıda çalışmayıp evinin işlerini yapan kadın femme "sans profession"
ev kadınlarının ilgileri les intérêts des femmes sans profession
noun ev sahibi [ev saːhibi] yasal olarak evin sahibi olan kimse propriétaire
Ev sahibi kirayı erken istiyor. Le propriétaire exige son loyer avant le terme.
noun evci [ev'ʤi] tatil günlerini evinde geçiren yatılı öğrenci vb. interne d'un pensionnat
evci izni permission de sortie d'un interne
evci çık-
tatil günlerinde okul, kışla vb.nden eve gelmek passer à la maison son temps de vacances ou de permission
Bu ay hiç evci çıkmadım. Ce mois-ci je n'ai eu aucune permission de sortie.
adjective evcil [ev'ʤil] yabani olmayan (hayvan) domestique (animal)
evcil hayvanlar animaux domestiques
adjective evcimen [evʤi'men]
1 evine, ailesine çok bağlı olan attaché à sa famille
evcimen bir genç un jeune attaché à sa famille
2 ev işlerini iyi bilen, becerikli homme ou femme d'intérieur
evcimen bir kız une jeune fille d'intérieur
verb transitive accusative ever- [eveɾ'-] (everir [eve'ɾiɾ]) evlendirmek marier
Bu yaz oğlumuzu everiyoruz. Cette été nous marions notre fils.


TFD'ye varolduğu için nasıl teşekkür ederiz? bir arkadaşınıza bizden bahsedin, bu sayfaya bir bağlantı ekleyin, siteyi iGoogle'a ekleyin ya da ücretsiz eğlence içeriği için web sorumlusunun sayfasını ziyaret edin.
?Sayfa araçları
Yazıcı dostu
Alıntı / bağlantı
E-posta
Geri bildirim
 Sözcük Tarayıcı:
?

Tekzip | Gizlilik ilkesi | Geri bildirim | Copyright © 2009 Farlex, Inc.
Bu web sitesinde, sözlük, eş anlamlar sözlüğü, yazın, coğrafya ve diğer referans verileri kapsayan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler eksiksiz ve güncel olarak kabul edilmemelidir ve yasal, tıbbı ya da herhangi bir uzmanın görüş, danışmanlık ya da önerisinin yerine kullanılması amaçlanmamıştır. Kullanım Şartları.