| Çevrimiçi Sözlük / Turkish Dictionary 3.895.442.985 hizmet alan ziyaretçiler. |
eski |
0,01 sec. |
|
|
eski alt, Ex‐, ehemalig, uralt, verstorben ancient, cast-off, former, late, old, original, stale ancien, vieux, défunt oud, antiek, overleden, voormalig arcaico, anterior, antigo, falecido سابق, فقيد, قديم dřívější, starobylý, zesnulý afdød, oldtids-, tidligere αρχαίος, μακαρίτης, πρώην antiguo, difunto edesmennyt, entinen, muinainen bivši, pokojni, prastar antico, defunto, ex 以前の, 大昔の, 故・・・ 고대의, 작고한, 전의 avdød, eldgammel, foregående nieżyjący, poprzedni, starożytny бывший, древний, покойный avlidne, föregående, forntida เพิ่งตาย, โบราณ, ก่อนหน้านี้ cổ xưa, quá cố, trước 以前的, 已故的, 远古的
adjective eski [es'ci] noun Eski Çağ [es'ci ʧaː] yazının bulunuşundan Orta Çağa kadar geçen dönem l'Antiquité Eski Çağa ait kalıntılar des vestiges de l'Antiquité verb intransitive eski- [esci'-] (eskir [es'ciɾ]) 3 yaşlanmak vieillir Bizler artık eskidik; çalışma sırası gençlerde. Nous avons vieilli, c'est aux jeunes de travailler maintenant. noun eskici [esci'ʤi] 1 kullanılmış eşya alıp satan kimse brocanteur 2 eskimiş ayakkabıları onaran kimse cordonnier Ayakkabılarımızı eskiciye bıraktık. Nous avons laissé nos chaussures chez le cordonnier. TFD'ye varolduğu için nasıl teşekkür ederiz? bir arkadaşınıza bizden bahsedin, bu sayfaya bir bağlantı ekleyin, siteyi iGoogle'a ekleyin ya da ücretsiz eğlence içeriği için web sorumlusunun sayfasını ziyaret edin. |
|
| Ücretsiz Araçlar: |
Sörfçüler için:
Tarayıcı eklentisi |
Günün sözcüğü |
Yardım
Web sorumluları için: Ücretsiz içerik | Bağlama | Arama kutusu | Çift tıklayarak arama |
|---|