Printer Friendly
Çevrimiçi Sözlük / Turkish Dictionary
3.895.442.985 hizmet alan ziyaretçiler.
forum Join the Word of the Day Mailing List For webmasters
?
English
Dictionary
Español
Spanish
Dictionary
Deutsch
German
Dictionary
Français
French
Dictionary
Italiano
Italian
Dictionary
العربية
Arabic
Dictionary
中文简体
Chinese Simplified
Dictionary
Polski
Polish
Dictionary
Português
Portuguese
Dictionary
Nederlands
Dutch
Dictionary
Norsk
Norwegian
Dictionary
Ελληνικά
Greek
Dictionary
Русский
Russian
Dictionary
Türkçe
Turkish
Dictionary
?

eski

0,01 sec.
eski alt, Ex‐, ehemalig, uralt, verstorben ancient, cast-off, former, late, old, original, stale ancien, vieux, défunt oud, antiek, overleden, voormalig arcaico, anterior, antigo, falecido سابق, فقيد, قديم dřívější, starobylý, zesnulý afdød, oldtids-, tidligere αρχαίος, μακαρίτης, πρώην antiguo, difunto edesmennyt, entinen, muinainen bivši, pokojni, prastar antico, defunto, ex 以前の, 大昔の, 故・・・ 고대의, 작고한, 전의 avdød, eldgammel, foregående nieżyjący, poprzedni, starożytny бывший, древний, покойный avlidne, föregående, forntida เพิ่งตาย, โบราณ, ก่อนหน้านี้ cổ xưa, quá cố, trước 以前的, 已故的, 远古的
adjective eski [es'ci]
1 çoktan beri var olan ancien, vieux
şehrin eski çarşısı le vieux marché de la ville
2 çok kullanmaktan yıpranmış usagé, usé
eski bir ayakkabı une chaussure usée
3 bir önceki précédent, ancien
eski başkan l'ancien président
4 geçerli olmayan dépassé, démodé
eski moda l'ancienne mode
noun Eski Çağ [es'ci ʧaː] yazının bulunuşundan Orta Çağa kadar geçen dönem l'Antiquité
Eski Çağa ait kalıntılar des vestiges de l'Antiquité
adjective eski püskü [es'ci pyscy] çok yıpranmış très usé, déterioré
eski püskü elbiseler des vêtements très usés
verb intransitive eski- [esci'-] (eskir [es'ciɾ])
1 eski duruma gelmek s'user
eskiyen teoriler des théories usées
2 yıpranmak s'user
Ayakkabılarım çok eskidi. Mes chaussures se sont usées.
3 yaşlanmak vieillir
Bizler artık eskidik; çalışma sırası gençlerde. Nous avons vieilli, c'est aux jeunes de travailler maintenant.
noun eskici [esci'ʤi]
1 kullanılmış eşya alıp satan kimse brocanteur
Kullanmadığımız eşyaları eskiciye sattık. Nous avons vendu au brocanteur les objets que nous n'utilisons pas.
2 eskimiş ayakkabıları onaran kimse cordonnier
Ayakkabılarımızı eskiciye bıraktık. Nous avons laissé nos chaussures chez le cordonnier.
adverb eskiden [esci'den] geçmiş zamanlarda autrefois
Eskiden daha titizdi. Autrefois il était plus méticuleux.
noun eskiler [esci'leɾ]
1 geçmiş zamanlarda yaşamış olanlar les Anciens
Eskileri andık. Nous avons commémoré les Anciens.
2 eskimiş eşyalar les vieilleries
Eskileri değiştiriyoruz. Nous changeons les vieilleries.


TFD'ye varolduğu için nasıl teşekkür ederiz? bir arkadaşınıza bizden bahsedin, bu sayfaya bir bağlantı ekleyin, siteyi iGoogle'a ekleyin ya da ücretsiz eğlence içeriği için web sorumlusunun sayfasını ziyaret edin.
?Sayfa araçları
Yazıcı dostu
Alıntı / bağlantı
Geri bildirim
 Sözcük Tarayıcı:
?

Kullanım Şartları | Gizlilik ilkesi | Geri bildirim | Bize reklam verin | Copyright © 2012 Farlex, Inc.
Tekzip
Bu web sitesinde, sözlük, eş anlamlar sözlüğü, yazın, coğrafya ve diğer referans verileri kapsayan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler eksiksiz ve güncel olarak kabul edilmemelidir ve yasal, tıbbı ya da herhangi bir uzmanın görüş, danışmanlık ya da önerisinin yerine kullanılması amaçlanmamıştır.