| Çevrimiçi Sözlük / Turkish Dictionary 3.895.433.835 hizmet alan ziyaretçiler. |
erken |
0,01 sec. |
|
|
erken early, soon, premature باكراً, مبتسر, مبكر brzký, brzy, předčasný for tidlig, tidlig früh, vorzeitig νωρίς, πρόωρος, πρώιμος prematuro, pronto, temprano aikainen, aikaisin, ennenaikainen précoce, prématuré, tôt preuranjen, ran, rano prematuro, presto 早い, 早く, 時期尚早の 시기상조의, 이른, 일찍 vroeg, vroegtijdig for tidlig, tidlig przedwczesny, wcześnie, wcześniejszy cedo, prematuro преждевременный, ранний, рано för tidig, tidig, tidigt แต่แรก, ก่อนเวลาที่กำหนดไว้, ยังไม่โตเต็มที่ non, sớm 在早期, 早的, 未成熟的
adverb erken [eɾ'cen] 1 alışılan zamandan önce; geç karşıtı tôt Bugün işe erken gitti. Aujourd'hui il est parti tôt travailler. 2 sabahın ilk saatlerinde de bonne heure işe erken başlamak commencer le travail de bonne heure adjective erken vaktinden önce olan en avance, prématuré erken doğum naissance prématurée TFD'ye varolduğu için nasıl teşekkür ederiz? bir arkadaşınıza bizden bahsedin, bu sayfaya bir bağlantı ekleyin, siteyi iGoogle'a ekleyin ya da ücretsiz eğlence içeriği için web sorumlusunun sayfasını ziyaret edin. |
|
| Ücretsiz Araçlar: |
Sörfçüler için:
Tarayıcı eklentisi |
Günün sözcüğü |
Yardım
Web sorumluları için: Ücretsiz içerik | Bağlama | Arama kutusu | Çift tıklayarak arama |
|---|