| Çevrimiçi Sözlük / Turkish Dictionary 3.895.355.046 hizmet alan ziyaretçiler. |
elektrik |
0,01 sec. |
|
|
elektrik Elektrizität electric, electrical, electricity electricidad électricité eletricidade, electricidade كهرباء elektřina elektricitet ηλεκτρισμός sähkö struja elettricità 電気 전기 elektriciteit elektrisitet elektryczność электричество elektricitet ไฟฟ้า điện 电力
noun elektrik (elektriği [electɾi'i]) [elec'tɾic] 1 elektronların hareketleriyle oluşan enerji électricité elektrik üretimi production d'électricité 2 bu enerjiden sağlanan aydınlanma électricité elektrik şebekesi réseau d'électricité 3 fiziğin, bu enerjiyi inceleyen kolu électricité okulun elektrik bölümü la filière électrique de l'école noun elektrik süpürgesi [elec'tɾic sypyɾɟesi] tozu emerek çeken elektrikli temizlik aracı aspirateur; balai électrique noun elektrikçi [electɾic'ʧi] elektrik işleri yapan usta électricien Elektrikçi, evin tesisatını kontrol etti. L'électricien a contrôlé l'installation électrique de la maison. verb elektriklen- [electɾiclen'-] (elektriklenir [electɾicle'niɾ]) 1 elektrik enerjisiyle yüklü duruma gelmek s'électrifier 2 sinirli ve gergin bir duruma gelmek s'énerver Tartışmalar ortamın elektriklenmesine sebep oldu. Les discussions ont généré une ambiance électrique. 3 etkilenmek être touché, être sensible Tanıştığı bayandan pek elektriklenmemiş. Il n'a pas été très impressionné par la dame qu'il a rencontrée. TFD'ye varolduğu için nasıl teşekkür ederiz? bir arkadaşınıza bizden bahsedin, bu sayfaya bir bağlantı ekleyin, siteyi iGoogle'a ekleyin ya da ücretsiz eğlence içeriği için web sorumlusunun sayfasını ziyaret edin. |
|
| Ücretsiz Araçlar: |
Sörfçüler için:
Tarayıcı eklentisi |
Günün sözcüğü |
Yardım
Web sorumluları için: Ücretsiz içerik | Bağlama | Arama kutusu | Çift tıklayarak arama |
|---|