1.764.563.424 hizmet alan ziyaretçiler. |
|
doy- |
0,24 sec. |
|
doy- verb intransitive doy- (doyar [do'jaɾ]) [doj'-] 1 açlığı kalmamak Sofradan doymadan kalktım. 2 kanmak suya doymak verb intransitive dative doy- bir ihtiyacı yeterince karşılamak suya doyan toprak adverb doyasıya [dojasɯ'ja] 1 doyuncaya kadar (yemek, içmek) Doyasıya yedik içtik. 2 bol bol doyasıya eğlenmek adjective doygun [doj'gun] her türlü ihtiyacını gidermiş doygun bir hayat istemek noun doyum [do'jum] 1 doyma işi, kanma doyum sağlamak 2 bazı istekleri giderme doyuma ulaşmak adjective doyumsuz [dojum'suz] 1 tatmin olmayan doyumsuz çocuklar 2 sonu gelmeyen, sınırsız doyumsuz bir sevgi 3 bıkılmayan doyumsuz zevkler verb transitive accusative doyur- [dojuɾ'-] (doyurur [doju'ɾuɾ]) 1 açlığını gidermek Çocuğu doyurdum. 2 geçindirmek bir aileyi doyurmak 3 tatmin etmek istekleri doyurmak TFD'ye varolduğu için nasıl teşekkür ederiz? bir arkadaşınıza bizden bahsedin, bu sayfaya bir bağlantı ekleyin, siteyi iGoogle'a ekleyin ya da ücretsiz eğlence içeriği için web sorumlusunun sayfasını ziyaret edin. |
|
| Ücretsiz Araçlar: |
Sörfçüler için:
Tarayıcı eklentisi |
Günün sözcüğü |
Yardım
Web sorumluları için: Ücretsiz içerik | Bağlama | Arama kutusu | Çift tıklayarak arama | Bizimle ortak olun |
|---|