dert

dert

affliction, bother, cross, distress, hassle, headache, ill, nuisance, torment, trial, trouble, woe (deɾt)
ad derdi ('deɾdi)
1. üzüntü Derdinin sebebini bilen yok.
2. hastalık kanser derdi
3. ağrı Yaralı anne çocuğunu görünce kendi dertlerini unuttu.
4. mecaz sorun sınav derdi
trafikten dert yanan sürücüler