Printer Friendly
Çevrimiçi Sözlük / Turkish Dictionary
3.894.239.198 hizmet alan ziyaretçiler.
forum Join the Word of the Day Mailing List For webmasters
?
English
Dictionary
Español
Spanish
Dictionary
Deutsch
German
Dictionary
Français
French
Dictionary
Italiano
Italian
Dictionary
العربية
Arabic
Dictionary
中文简体
Chinese Simplified
Dictionary
Polski
Polish
Dictionary
Português
Portuguese
Dictionary
Nederlands
Dutch
Dictionary
Norsk
Norwegian
Dictionary
Ελληνικά
Greek
Dictionary
Русский
Russian
Dictionary
Türkçe
Turkish
Dictionary
?

ders

0,01 sec.
ders class, course, example, instruction, lecture, lesson, message, subject, moral, tutorial دَرْس, درس خصوصي, محاضرة, مغزى lekce, mravní ponaučení, přednáška, výuka forelæsning, moral, time, vejledning Moral, Tutorenstunde, Unterrichtsstunde, Vortrag διάλεξη, ηθικό δίδαγμα, ιδιαίτερο μάθημα, μάθημα clase de orientación con el tutor, conferencia, lección, moraleja intensiivinen kurssi, luento, opetus, oppitunti cours, didacticiel, leçon, morale ćudoređe, predavanje, sat, sat poduke corso di studi, lezione, morale 個別指導, 授業, 教訓, 講義 강의, 개별 지도 시간, 도덕, 수업 handleiding, les, lezing, moraal forelesning, moral, undervisningstime, veiledning lekcja, morał, seminarium, wykład lição, moral, palestra, seminário лекция, мораль, обучение, урок föreläsning, lektion, moral เรื่องสอนใจ, การเรียนพิเศษแแบบเข้ม, การบรรยาย, บทเรียน bài giảng, bài học, bài học đạo đức, buổi phụ đạo 功课, 指南, 讲课, 道德
noun ders [deɾs]
1 öğretmenin öğrenciye verdiği bilgi leçon
matematik dersi cours de mathématiques
2 öğüt, ibret conseil
Bu sana ders olsun! Que cela te serve de leçon !
ders al-
1 öğretmenden bir konu hakkında bilgi edinmek prendre des leçons
Özel öğretmenden İngilizce dersi alıyor. Il prend des cours particuliers d'anglais.
2 bir olaydan deneyim kazanmak retenir la leçon
Yaptığı hatalardan ders aldı. Il a retenu la leçon de ses erreurs.
ders as-
derse gitmemek sécher la classe
Öğrencilik hayatında hiç ders asmadı. Il n'a jamais séché la classe durant ses études.
ders çalış-
bir konuyu öğrenmek için kaynaklarla çalışmak travailler ses leçons
Hergün dört saat ders çalışıyor. Il travaille tous les jours ses leçons pendant quatre heures.
ders ver-
1 öğretmek, yetiştirmek enseigner
Üç sınıfa ders veriyor. Il enseigne à trois classes.
2 azarlamak, sert davranmak donner une leçon
Yaramazlara bir ders verdi. Il a donné une leçon aux enfants turbulents.
ders yap-
1 sınıfta herhangi bir konuyu işlemek faire cours
Sıcaklardan ders yapmak da zorlaştı. Il a devenu difficile de faire cours en raison de la canicule.
2 verilen ödevi daha sonra yapmak faire ses devoirs
dersini yapmayı sürekli erteleyen bir öğrenci un élève qui reporte constamment de faire ses devoirs


TFD'ye varolduğu için nasıl teşekkür ederiz? bir arkadaşınıza bizden bahsedin, bu sayfaya bir bağlantı ekleyin, siteyi iGoogle'a ekleyin ya da ücretsiz eğlence içeriği için web sorumlusunun sayfasını ziyaret edin.
?Sayfa araçları
Yazıcı dostu
Alıntı / bağlantı
Geri bildirim
 Sözcük Tarayıcı:
?

Kullanım Şartları | Gizlilik ilkesi | Geri bildirim | Bize reklam verin | Copyright © 2012 Farlex, Inc.
Tekzip
Bu web sitesinde, sözlük, eş anlamlar sözlüğü, yazın, coğrafya ve diğer referans verileri kapsayan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler eksiksiz ve güncel olarak kabul edilmemelidir ve yasal, tıbbı ya da herhangi bir uzmanın görüş, danışmanlık ya da önerisinin yerine kullanılması amaçlanmamıştır.