Printer Friendly
Çevrimiçi Sözlük / Turkish Dictionary
3.894.227.869 hizmet alan ziyaretçiler.
forum Join the Word of the Day Mailing List For webmasters
?
English
Dictionary
Español
Spanish
Dictionary
Deutsch
German
Dictionary
Français
French
Dictionary
Italiano
Italian
Dictionary
العربية
Arabic
Dictionary
中文简体
Chinese Simplified
Dictionary
Polski
Polish
Dictionary
Português
Portuguese
Dictionary
Nederlands
Dutch
Dictionary
Norsk
Norwegian
Dictionary
Ελληνικά
Greek
Dictionary
Русский
Russian
Dictionary
Türkçe
Turkish
Dictionary
?

derin

0,03 sec.
derin deep, in-depth, intimate, profound, sound عميق hluboký dyb tief βαθύς profundo syvä profond dubok profondo 深い 깊은 diep dyp głęboki profundo глубокий djup ลึก sâu 深的
adjective derin [de'ɾin]
1 dibi yüzeyinden uzak olan profond
derin sular eaux profondes
2 alanında gelişmiş érudit
derin bir bilgin un savant érudit
3 her şeyi kapsayan profond
derin bir sessizlik un silence profond
4 önemsenerek hazırlanan approfondi
derin incelemeler des études approfondies
noun derin dip fond
Dalgıç ırmağın derinine indi. le plongeur est descendu au fond de la rivière.
noun derin devlet [de'ɾin devlet] devletin çıkarlarını koruduğu öne sürülen gizli güç organisation secrète dont il est prétendu qu'elle défend les intérêts de l'Etat
derin devletin müdahalesi l'intervention de l'Etat profond
noun derin dondurucu [de'ɾin donduɾuʤu] yiyecekleri dondurarak koruyan buzdolabı congélateur
derin dondurucudaki balık le poisson du congélateur
noun derin soğutucu [de'ɾin soutuʤu] yüksek derecede soğutan bir tür buzdolabı réfrigérateur avec congélateur
derin soğutucudaki etler les viandes du congélateur
adverb derinden [deɾin'den]
1 en ince ayrıntısına kadar profondément
konuyu derinden araştırmak examiner la question profondément
2 pek belli olmayan uzak bir yerden des profondeurs
derinden gelen sesler des voix venant de loin
3 içten sincère
derinden nefes almak respirer profondément
adverb derinden derine [deɾin'den deɾine]
1 en ince ayrıntılarına kadar de fond en comble
Polis olayı derinden derine araştırıyor. La police mène l'enquête de fond en comble.
2 uzaklardan de loin en loin
Derinden derine bir çocuk sesi geliyor. On entend de loin en loin une voix d'enfant.
adverb derinlemesine [deɾinlemesi'ne] çok ayrıntılı olarak en détail
Yolsuzluk derinlemesine araştırılıyor. On enquête dans le détail sur les malversations.
noun derinlik [deɾin'lic] (derinliği [deɾinli'i])
1 bir şeyin dibinin yüzeye olan uzaklığı profondeur
Havuzun derinliği üç metre. la profondeur du bassin est de trois mètres.
2 uzakta olan yer lointain
ormanın derinliklerinden du plus lointain de la forêt
3 varlığın içi, özü l'essence de l'être
insanın derinliği l'essence de l'être humain


TFD'ye varolduğu için nasıl teşekkür ederiz? bir arkadaşınıza bizden bahsedin, bu sayfaya bir bağlantı ekleyin, siteyi iGoogle'a ekleyin ya da ücretsiz eğlence içeriği için web sorumlusunun sayfasını ziyaret edin.
?Sayfa araçları
Yazıcı dostu
Alıntı / bağlantı
Geri bildirim
 Sözcük Tarayıcı:
?

Kullanım Şartları | Gizlilik ilkesi | Geri bildirim | Bize reklam verin | Copyright © 2012 Farlex, Inc.
Tekzip
Bu web sitesinde, sözlük, eş anlamlar sözlüğü, yazın, coğrafya ve diğer referans verileri kapsayan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler eksiksiz ve güncel olarak kabul edilmemelidir ve yasal, tıbbı ya da herhangi bir uzmanın görüş, danışmanlık ya da önerisinin yerine kullanılması amaçlanmamıştır.