Printer Friendly
1.764.201.013 hizmet alan ziyaretçiler.
forum mailing list For webmasters
?
New: Language forums
English
Dictionary
Español
Spanish
Dictionary
Deutsch
German
Dictionary
Français
French
Dictionary
Italiano
Italian
Dictionary
العربية
Arabic
Dictionary
中文简体
Chinese Simplified
Dictionary
Polski
Polish
Dictionary
Português
Portuguese
Dictionary
Nederlands
Dutch
Dictionary
Norsk
Norwegian
Dictionary
Ελληνική
Greek
Dictionary
Русский
Russian
Dictionary
Türkçe
Turkish
Dictionary
?

düş-

0,03 sec.
düş-
verb intransitive dative düş- (düşer [dy'ʃeɾ]) [dyʃ'-]
1 boşlukta yukarıdan aşağıya inmek
yere düşen kuş
2 yere devrilmek
koşarken düşmek
3 hava taşıtlarının kazayla yere çarpması
Dün bir yolcu uçağı düştü.
4 bol gelen giysinin aşağı kayması
Pantolonu düşüyor.
5 yağmak
Metrekareye beş litre yağmur düşüyor.
6 aşırı ilgi veya sevgi göstermek
çocuğuna çok düşen anne
7 yakışmak, uygun gelmek
duvara iyi düşen bir resim
8 payına ayrılmak
torunlara düşen ev
9 kötü bir sebeple bir yerde bulunmak
hastaneye düşmek
10 tesadüfen gelmek
Yolumuz bir köye düştü.
11 belirli zamana rastlamak
Doğum günüm bizimkilerin evlilik yıl dönümüne düşüyor.
12 bir şeyin bağımlısı olmak
içkiye düşmek
verb intransitive düş-
1 vaktinden önce ölü doğmak
İkinci bebeği de beşinci ayında düştü.
2 görevden uzaklaşmak
düşen hükümet
3 hızı, gücü, değeri azalmak
değeri düşen para
4 ısı, basınç ve ateşin azalması
ateşi düşen hasta
5 düşkün bir duruma gelmek
Son zamanlarda kumara düştü.
6 savaşta teslim olmak
savaşta düşen bölgeler
7 bayağılaşmak
İnsan bu kadar düşmemeli.
düşüp kalk-
1 biriyle evlilik dışı ilişki kur-
Kadınlarla düşüp kalkıyor.
2 biriyle çok yakın arkadaşlık etmek
Serserilerle düşüp kalkıyor.
verb transitive accusative düş-
1 eksiltmek
borcu düşmek
2 bir yere kaydetmek
bir yere not düşmek
noun düşey [dy'ʃej] yer çekimi doğrultusunda olan
düşey hareket
adjective düşkün [dyʃ'cyn]
1 bir şeye çok bağlı, tutkun
birbirlerine düşkün eşler
2 geçim sıkıntısına düşmüş
düşkün aile
3 yaşlılık vb. sebeplerle çalışma gücünü yitirmiş
düşkün adam
4 onurunu yitirmiş
düşkün kadın
noun düşkünlerevi [dyʃcyn'leɾevi] yaşlı ve bakıma muhtaçların barındığı yer
Düşkünlerevindeki yaşlıları ziyaret ettik.


TFD'ye varolduğu için nasıl teşekkür ederiz? bir arkadaşınıza bizden bahsedin, bu sayfaya bir bağlantı ekleyin, siteyi iGoogle'a ekleyin ya da ücretsiz eğlence içeriği için web sorumlusunun sayfasını ziyaret edin.
?Sayfa araçları
Yazıcı dostu
Alıntı / bağlantı
E-posta
Geri bildirim
 Sözcük Tarayıcı:
?

Tekzip | Gizlilik ilkesi | Geri bildirim | Copyright © 2009 Farlex, Inc.
Bu web sitesinde, sözlük, eş anlamlar sözlüğü, yazın, coğrafya ve diğer referans verileri kapsayan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler eksiksiz ve güncel olarak kabul edilmemelidir ve yasal, tıbbı ya da herhangi bir uzmanın görüş, danışmanlık ya da önerisinin yerine kullanılması amaçlanmamıştır. Kullanım Şartları.