Printer Friendly
1.772.601.926 hizmet alan ziyaretçiler.
forum mailing list For webmasters
?
New: Language forums
English
Dictionary
Español
Spanish
Dictionary
Deutsch
German
Dictionary
Français
French
Dictionary
Italiano
Italian
Dictionary
العربية
Arabic
Dictionary
中文简体
Chinese Simplified
Dictionary
Polski
Polish
Dictionary
Português
Portuguese
Dictionary
Nederlands
Dutch
Dictionary
Norsk
Norwegian
Dictionary
Ελληνική
Greek
Dictionary
Русский
Russian
Dictionary
Türkçe
Turkish
Dictionary
?

baş

0,03 sec.
baş front, head, knob, mastermind, stem, chief, principal Haupt, Kopf, hauptsächlich, Leiter, wichtigster cabeza, en jefe, jefe, principal tête, directeur, principal голова, ведущий, главный, директор أصلي, رَأْس, رئيسى, قائد hlava, hlavní, ředitel hoved, ledende, leder, vigtigst επικεφαλής, κεφάλι, κύριος, κυριότερος pää, pää-, rehtori, tärkein glava, glavni, ravnatelj capo, principale, testa 主な, 主要な, 長, 頭 머리, 우두머리, 제1의, 주된 hoofd, voornaamst, voornaamste hode, sjef, sjefs-, viktigst głowa, główny, zwierzchnik cabeça, director, diretor, principal chef, huvud, huvud- ครูใหญ่, ที่เป็นหลักปฏิบัติ, ศีรษะ, สำคัญ cái đầu, chính, người đứng đầu 主要的, , 首脑, 首要的
noun baş [baʃ]
1 insan ve hayvanlarda vücudun üst veya önündeki kısım tête
baş ağrısı mal de tête
2 başlangıç début
haftanın başı le début de la semaine
3 temel, esas base
İlmin başı azim ve sabırdır. le principal dans la science est la volonté et la patience
4 bir topluluğu yöneten kimse chef
grubun başı le chef de groupe
5 bir şeyin uçlarından her biri extrémités, tête
köprünün başı l'extrémité du pont
6 bir şeyin yakını veya çevresi bord, abord
havuz başı bord de la piscine
7 kasaplık hayvanları ve bazı yiyecekleri sayarken kullanılan sözcük tête
üç baş sarmısak trois têtes d'ail
başı dön-
1 insanın çevresindeki eşyanın döndüğü, ayağının yerden kesildiği hissine kapılması avoir le vertige
Yaşlı kadının başı döndü ve oturdu. La vieille femme a eu le vertige et s'est assise.
2 sıkıntılı bir durum karşısında bunalmak avoir un malaise
Sınavlar başımı döndürüyor. Les examens me rendent mal à l'aise.
3 görkemli bir şey karşısında şaşırmak avoir le tournis
Kadının güzelliğinden başımız döndü. Nous avons eu le tournis tellement cette femme était belle.
4 para ve makam sebebiyle şaşırıp şımarmak perdre la tête
Zenginlik karşısında başı dönmüş. Il a perdu la tête face à la richesse.
baş edebil- bir kimseye veya işe gücü yetmek tenir tête
Annesi çocukla baş edemiyor. Sa mère n'arrive pas à tenir tête à l'enfant.
adverb baş aşağı ['baʃ aʃaɯ] başı aşağı gelecek biçimde à la renverse
baş aşağı düşmek tomber tête à l'envers
adverb baş başa ['baʃ baʃa] birlikte, beraberce tête-à-tête
baş başa konuşmak parler en tête-à-tête
noun baş örtüsü ['baʃ œɾtysy] başı kapatmak için kullanılan örtü fichu, foulard
baş örtüsü takmak porter le foulard


TFD'ye varolduğu için nasıl teşekkür ederiz? bir arkadaşınıza bizden bahsedin, bu sayfaya bir bağlantı ekleyin, siteyi iGoogle'a ekleyin ya da ücretsiz eğlence içeriği için web sorumlusunun sayfasını ziyaret edin.
?Sayfa araçları
Yazıcı dostu
Alıntı / bağlantı
E-posta
Geri bildirim
 Sözcük Tarayıcı:
?

Tekzip | Gizlilik ilkesi | Geri bildirim | Copyright © 2009 Farlex, Inc.
Bu web sitesinde, sözlük, eş anlamlar sözlüğü, yazın, coğrafya ve diğer referans verileri kapsayan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler eksiksiz ve güncel olarak kabul edilmemelidir ve yasal, tıbbı ya da herhangi bir uzmanın görüş, danışmanlık ya da önerisinin yerine kullanılması amaçlanmamıştır. Kullanım Şartları.