| Çevrimiçi Sözlük / Turkish Dictionary 3.886.655.848 hizmet alan ziyaretçiler. |
ağız |
0,03 sec. |
|
|
ağız blade, brim, edge, intake, mouth, speech, spout, vent, rim Mund, Rand bouche, embouchure, lame, bord إطار, فم okraj, ústa kant, mund ζάντα, στόμα boca, borde reuna, suu rub, usta bocca, bordo 口, 縁 입, 테두리 mond, rand kant, munn obręcz, usta boca, borda обод, рот kant, mun ขอบ, ปาก miệng, vành 嘴巴, 边缘
noun ağız (ağzı [aː'zɯ]) [a'ɯz] 1 yüzün ön tarafında yiyecekleri almaya ve sesin çıkmasına yarayan boşluk bouche ağız kokusunu engellemek prévenir la mauvaise haleine 3 akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer embouchure 4 koy ve körfezlerin denize açık tarafı embouchure, bouche 5 yolların kesiştiği yer intersection dört yol ağzı carrefour 6 bir dilin farklı bölgelere ve sınıflara göre değişen söyleyiş özelliği dialecte Batı Anadolu Ağızları dialectes de l'Anatolie Occidentale noun ağız tadı [a'ɯz tadɯ] ailede ve toplumda dirlik düzenlik, iyi geçinme, rahatlık bonne humeur Kaza ağzımızın tadını bozdu. L'accident a gâché notre bonne humeur. TFD'ye varolduğu için nasıl teşekkür ederiz? bir arkadaşınıza bizden bahsedin, bu sayfaya bir bağlantı ekleyin, siteyi iGoogle'a ekleyin ya da ücretsiz eğlence içeriği için web sorumlusunun sayfasını ziyaret edin. |
|
| Ücretsiz Araçlar: |
Sörfçüler için:
Tarayıcı eklentisi |
Günün sözcüğü |
Yardım
Web sorumluları için: Ücretsiz içerik | Bağlama | Arama kutusu | Çift tıklayarak arama |
|---|