sağır
taubdeafsourdأَصَمّhluchýdøvκουφόςsordokuurogluhsordo耳の聞こえない귀가 들리지 않는doofdøvgłuchysurdoглухойdövหูหนวกđiếc耳聋的 (sa'ɯɾ)
sıfat 1. duymayan
sourd sağır bir hasta un malade sourd duyma yetisini kaybettirmek
assourdir Bu gürültü bizi sağır eder. Ce bruit nous rendra sourd. duymamaya başlamak
devenir sourd Kazadan sonra sağır oldu. Il est devenu sourd après l'accident. 2. sesten yalıtılmış
insonore sağır duvar mur insonore 3. bozuk sans résonance sağır davul tambour sans résonance
4. mecaz zor çalışan peu rayonnant sağır soba poêle sourd
Kernerman English Multilingual Dictionary © 2006-2013 K Dictionaries Ltd.
Collins Multilingual Translator © HarperCollins Publishers 2009