Printer Friendly
1.760.042.697 hizmet alan ziyaretçiler.
forum mailing list For webmasters
?
New: Language forums
English
Dictionary
Español
Spanish
Dictionary
Deutsch
German
Dictionary
Français
French
Dictionary
Italiano
Italian
Dictionary
العربية
Arabic
Dictionary
中文简体
Chinese Simplified
Dictionary
Polski
Polish
Dictionary
Português
Portuguese
Dictionary
Nederlands
Dutch
Dictionary
Norsk
Norwegian
Dictionary
Ελληνική
Greek
Dictionary
Русский
Russian
Dictionary
Türkçe
Turkish
Dictionary
?

şeker

0,02 sec.
şeker candy, sugar, dessert, sweet Zucker, Bonbon açúcar, doce حلوى, سكر bonbon, cukr slik, sukker γλυκό, ζάχαρη azúcar, caramelo makeinen, sokeri dessert, sucre šećer, slatko dolce, zucchero 甘いもの, 砂糖 사탕, 설탕 snoepje, suiker sukker, sukkertøy cukier, cukierek конфета, сахар godsak, socker ของหวาน, น้ำตาล đường, kẹo , 糖果
noun şeker [ʃe'ceɾ]
1 bazı bitkilerin öz suyundan veya nişastasından çıkarılan tatlı maddelerin genel adı sucre
besinlerin şeker oranı le taux de sucres dans les aliments
2 bu maddeyle yapılmış lokum, çikolata vb. tatlı yiyeceklerin genel adı douceurs, sucreries
çocuk şekeri sucreries pour enfants
3 şeker hastalığı diabète
şeker hastası diabétique
noun Şeker Bayramı [ʃe'ceɾ bajɾamɯ] Ramazan Bayramı fête du Ramadan
Şeker Bayramını kutlamak fêter le Ramadan
noun şeker kamışı [ʃe'ceɾ kamɯʃɯ] öz suyundan şeker çıkarılan bir bitki canne à sucre
şeker kamışını işlemek travailler la canne à sucre
noun şeker pancarı [ʃe'ceɾ panʤaɾɯ] etli kökünden şeker elde edilen bir tarım bitkisi betterave
şeker pancarı üretmek cultiver de la betterave
verb transitive accusative şekerle- [ʃeceɾle'-] (şekerler [ʃeceɾ'leɾ]) içine şeker koymak, şekerle tatlandırmak sucrer
içecekleri şekerlemek sucrer les boissons
verb intransitive şekerle- kısa bir süre uyumak s'assoupir
Yarım saat şekerledi. Il s'est assoupi pendant une demi­heure.
noun şekerleme [ʃeceɾle'me]
1 şekerlemek işi action de sucrer
Meyveleri şekerlemeye devam etti. Il a continué à sucrer les fruits.
2 toz şeker ve meyve özünün kaynatılmasıyla yapılan şeker bonbon
şekerleme üretmek fabriquer des bonbons
3 oturduğu yerde hafif ve kısa süreli uyuma sieste
Kısa bir şekerlemeyle dinlenebiliyor. Il arrive à se reposer grâce à une brève sieste.
verb intransitive şekerlen- [ʃeceɾlen'-] (şekerlenir [ʃeceɾle'niɾ]) şekerli eriyiklerin içindeki şekerin billur durumuna gelip ayrılması se cristalliser
Reçel şekerlenmiş. La confiture s'est cristallisée.
noun şekerlik [ʃeceɾ'lic] (şekerliği [ʃeceɾli'i]) şeker konulan kap sucrier
cam şekerlik sucrier en verre
noun şekerpare [ʃeceɾpaː'ɾe]
1 çok tatlı bir kayısı çeşidi abricot particulièrement sucré
şekerpare yetiştirmek cultiver des abricotiers très sucrés
2 bir tür hamur tatlısı sorte de pâtisserie orientale
şekerparenin tarifi la recette de la patisserie orientale "şekerpare"


TFD'ye varolduğu için nasıl teşekkür ederiz? bir arkadaşınıza bizden bahsedin, bu sayfaya bir bağlantı ekleyin, siteyi iGoogle'a ekleyin ya da ücretsiz eğlence içeriği için web sorumlusunun sayfasını ziyaret edin.
?Sayfa araçları
Yazıcı dostu
Alıntı / bağlantı
E-posta
Geri bildirim
 Sözcük Tarayıcı:
?

Tekzip | Gizlilik ilkesi | Geri bildirim | Copyright © 2009 Farlex, Inc.
Bu web sitesinde, sözlük, eş anlamlar sözlüğü, yazın, coğrafya ve diğer referans verileri kapsayan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler eksiksiz ve güncel olarak kabul edilmemelidir ve yasal, tıbbı ya da herhangi bir uzmanın görüş, danışmanlık ya da önerisinin yerine kullanılması amaçlanmamıştır. Kullanım Şartları.