Printer Friendly
1.759.875.879 hizmet alan ziyaretçiler.
forum mailing list For webmasters
?
New: Language forums
English
Dictionary
Español
Spanish
Dictionary
Deutsch
German
Dictionary
Français
French
Dictionary
Italiano
Italian
Dictionary
العربية
Arabic
Dictionary
中文简体
Chinese Simplified
Dictionary
Polski
Polish
Dictionary
Português
Portuguese
Dictionary
Nederlands
Dutch
Dictionary
Norsk
Norwegian
Dictionary
Ελληνική
Greek
Dictionary
Русский
Russian
Dictionary
Türkçe
Turkish
Dictionary
?

üst

0,02 sec.
üst superior, top, upper, senior أعلى مكانة, الأعلى مقاماً, فوقي horní, nadřízený ledende, overordnet, øvre dienstälter, oberer, Vorgesetzter ηγούμενος, πρεσβύτερος, ψηλότερος superior esimies, vanhempi, ylempi ancien, supérieur gornji, nadređeni, stariji superiore 上の, 上役, 先輩の 상부의, 상사, 연상의 hoger, meerdere, senior eldre, overordnet, øvre przełożony, starszy, wyższy sénior, sênior, superior верхний, старший äldre, chef, övre ผู้บังคับบัญชา, ผู้อาวุโส, สูงกว่า cao hơn, lớn, thượng cấp 上司, 上面的, 年长的
noun üst [yst]
1 bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı dessus
binanın üstü le dessus de l'immeuble
2 bir şeyin dış yüzü, yüzey surface
Çöpler suyun üstüne çıktı. Les ordures sont montées à la surface de l'eau.
3 giysi vêtement
Üstü kirlendi. Son haut s'est taché.
4 birine göre yüksek aşamada olan kimse supérieur
Üstüne saygı gösterir. Il a du respect pour son supérieur.
5 artan bölüm reste
paranın üstü le reste de l'argent
adjective üst
1 birkaç şeyden birbirine göre yukarıda olan; alt karşıtı dessus, supérieur
binanın üst katları les étages supérieurs de l'immeuble
2 öte, arka au-delà, suivant
üst sokak la rue suivante
3 temel olarak alınan bir tipe göre ileri derecede olan supérieur
üst sınıflar les classes supérieures
noun üst baş ['yst baʃ] giysiler vêtements
Çocuğa yeni üst baş aldı. Il a acheté pour l'enfant de nouveaux vêtements.
noun üst geçit ['yst ɟeʧit] bir yolun üstünden geçirilen köprü biçiminde üstü açık yol passage supérieur
Yayalar üst geçitten geçmeli. Les piétons doivent emprunter le passage supérieur.
adverb üst üste ['yst yste] birbiri arkasından l'un après l'autre
Üst üste iki kaza oldu. Il y a eu deux accidents l'un après l'autre.
adjective üst üste
1 birbirinin üstüne konulmuş superposé
üst üste kutular des boîtes superposées
2 çok kalabalık, sıkışık serré, bondé, entassé
üst üste yolcular des voyageurs entassés


TFD'ye varolduğu için nasıl teşekkür ederiz? bir arkadaşınıza bizden bahsedin, bu sayfaya bir bağlantı ekleyin, siteyi iGoogle'a ekleyin ya da ücretsiz eğlence içeriği için web sorumlusunun sayfasını ziyaret edin.
?Sayfa araçları
Yazıcı dostu
Alıntı / bağlantı
E-posta
Geri bildirim
 Sözcük Tarayıcı:
?

Tekzip | Gizlilik ilkesi | Geri bildirim | Copyright © 2009 Farlex, Inc.
Bu web sitesinde, sözlük, eş anlamlar sözlüğü, yazın, coğrafya ve diğer referans verileri kapsayan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler eksiksiz ve güncel olarak kabul edilmemelidir ve yasal, tıbbı ya da herhangi bir uzmanın görüş, danışmanlık ya da önerisinin yerine kullanılması amaçlanmamıştır. Kullanım Şartları.