Printer Friendly
1.772.665.048 hizmet alan ziyaretçiler.
forum mailing list For webmasters
?
New: Language forums
English
Dictionary
Español
Spanish
Dictionary
Deutsch
German
Dictionary
Français
French
Dictionary
Italiano
Italian
Dictionary
العربية
Arabic
Dictionary
中文简体
Chinese Simplified
Dictionary
Polski
Polish
Dictionary
Português
Portuguese
Dictionary
Nederlands
Dutch
Dictionary
Norsk
Norwegian
Dictionary
Ελληνική
Greek
Dictionary
Русский
Russian
Dictionary
Türkçe
Turkish
Dictionary
?

üç

0,06 sec.
üç drei three, three- tres trois tre drie três ثلاثة tři tre τρία kolme tri 3 tre trzy три tre สาม ba
numeral üç [yʧ] ikiden sonra gelen sayı trois
üçün karesi trois au carré
noun üç aylar ['yʧ ajɫaɾ] ay takviminde recep, şaban ve ramazan aylarına verilen toplu ad trois mois, dits les trois mois, du calendrier lunaire
üç aylarda oruç tutmak jeûner pendant les trois mois
adjective üç boyutlu ['yʧ bojutɫu] eninden ve boyundan başka derinliği de olan tridimensionnel, 3D
üç boyutlu resim image 3D
noun üçayak ['yʧajak] (üçayağı ['yʧajaɯ])
1 kamera vb. aletlerin üzerine oturduğu üç ayaklı düzen trépied
Üçayağı biraz kaldırdı. Il a soulevé un peu le trépied.
2 sacayağı trépied
Üçayağı ateşin üzerine yerleştirdi. Il a posé le trépied sur le feu.
3 bir halay çeşidi une sorte de danse
Oyuncular üçayak oynuyor. Les danseurs dansent le "trois pas".
noun üçgen [yʧ'ɟen] üç açısı ve üç kenarı olan biçim triangle
üçgen çizmek dessiner un triangle
noun üçkâğıt ['yʧcaɯt] (üçkağıdı ['yʧcaɯdɯ])
1 üç iskambil kâğıdıyla yapılan hileli oyun bonneteau
üçkâğıt oynatmak faire jouer au bonneteau
2 hile leurre
Yaptığı üçkâğıt hemen anlaşıldı. Sa tricherie a immédiatement été repérée.
noun üçkâğıtçı ['yʧcaɯtʧɯ]
1 üçkâğıt oyunu oynatan kimse bonneteur
üçkâğıtçının oyunu la ruse du bonneteur
2 yalancı, dolandırıcı kimse escroc
Üçkâğıtçı tutuklandı. L'escroc a été arrêté.
verb transitive accusative üçle- [yʧle'-] (üçler [yʧ'leɾ])
1 üçe çıkarmak tripler
Ödülleri üçledi. Il a triplé ses récompenses.
2 ürünün üçte birine karşılık, toprağını kiraya vermek bail à ferme moyennant le tiers de la production
Toprağını kendisi işleyemediği için üçledi. Il a donné à bail à ferme moyennant le tiers de la production sa terre qu'il ne pouvait pas travailler lui-même.
3 tarlayı üç kez sürmek labourer un champ trois fois
Buğday tarlasını üçledi. Il a labouré trois fois son champ de blé.
adjective üçüz [y'ʧyz]
1 üçü bir arada doğan triplets
üçüz bebekler des triplets
2 üç parçalı (takım vb.) trois pièces (outillage, etc.)
üçüz fincan takımı un service de tasses composé de trois pièces
noun üçüz
1 üçü bir arada doğan yavrular triplets
Komşumuz üçüz doğurdu. Notre voisine a donné naissance à des triplets.
2 üç yanlı, üç kollu, üç parçalı nesne objet triple
üçüz masa trois tables en gigogne


TFD'ye varolduğu için nasıl teşekkür ederiz? bir arkadaşınıza bizden bahsedin, bu sayfaya bir bağlantı ekleyin, siteyi iGoogle'a ekleyin ya da ücretsiz eğlence içeriği için web sorumlusunun sayfasını ziyaret edin.
?Sayfa araçları
Yazıcı dostu
Alıntı / bağlantı
E-posta
Geri bildirim
 Sözcük Tarayıcı:
?

Tekzip | Gizlilik ilkesi | Geri bildirim | Copyright © 2009 Farlex, Inc.
Bu web sitesinde, sözlük, eş anlamlar sözlüğü, yazın, coğrafya ve diğer referans verileri kapsayan tüm içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler eksiksiz ve güncel olarak kabul edilmemelidir ve yasal, tıbbı ya da herhangi bir uzmanın görüş, danışmanlık ya da önerisinin yerine kullanılması amaçlanmamıştır. Kullanım Şartları.