çık-

çık-

(ʧɯk'-)
fiil nesnesiz -den hâli çıkar (ʧɯ'kaɾ)
1. dışarıya gitmek Çocuklar çok sıkıldı, dışarıya çıkmak istiyorlar.
2. hasıl olmak tarladan çıkan ürün
3. terketmek işten çıkmak
4. ortaya çıkmak olay çıkmak
5. sıyrılmak ayaktan çıkan çorap
6. karara bağlamak çıkan karar

çık-


fiil geçişli -i hâli
1. yukarıya yönelmek merdiveni çıkmak
2. binaya bir kat daha çıkmak
3. vermeyi kubul etmek paraları çıkmak

çık-


fiil nesnesiz -e hâli
1. başvurmak mahkemeye çıkmak
2. mal olmak pahalıya çıkan ev
3. ulaşmak Yüz metre gittikten sonra kavşağa çıkacaksınız.

çık-


fiil nesnesiz -le
flört etmek biriyle çıkmak

çık-


fiil nesnesiz
1. diploma almak doktor çıkmak
2. Mart çıktıktan sonra
3. yükselmek çıkan fiyatlar
4. yetmek çıkmayan bilet parası