ışık

ışık

light, gleamluzlumière, lampelicht, lampluzضَوْء, ضَوْءٌsvětlolysLichtφωςvalosvjetlolucelyslampka, światłoсвет, светильникljus, lyseแสง, แสงสว่างánh sáng光亮, 光源 (ɯ'ʃɯk)
ad ışığı (ɯʃɯ'ɯ)
1. lambanın ışığı
a. Rehber mağaranın içine ışık tuttu.
b. okuyucularına ışık tutan yazar
2. mecaz Gözlerindeki ışığı gördüm.
3. mecaz Filozofun ışığı yolumuzu aydınlatıyor.